MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATLARI

MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATLARI

Mide Küçültme Amaliyatları başta Amerika olmak üzere hem dünyada hem de ülkemizde obezitenin cerrahi tedavisinde en sık uygulanan ameliyatlardır . Mide küçültme ameliyatlarının birçok farklı yöntemi olmakla birlikte temel işlem midenin boyutunun  küçültülmesi esasına dayanır, küçültülen ve iştah mekanizmasının değiştiği yeni mide hacmiyle yediğiniz miktar azalır ve ağırlık kaybetmeye başlarsınız.

KİMLER MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI OLABİLİR?

Obezite tedavisinde günümüzde en etkin yöntemler arasında yerini alan bu ameliyatlar için kriterler vardır.

Bu kriterler:

-       Vücut kitle indeksi (VKİ) 40’ın üstünde olan kişiler

-       Vücut kitle indeksi (VKİ) 35-40 arasında olup, şeker hastalığı (Diyabet), yüksek tansiyon, hormonal sorunlar, uyku apnesi, eklem ağrıları ve eklem hasarları olan kişiler

-       Kişinin daha önce kilo verme çabaları ve geri kilo alma ve başarısızlık hikayesinin olması, en az 3 yıldır devam eden obezite şikayetinin bulunması

-       Alkol ve ilaç bağımlılığının bulunmaması

-       Kesin olmamakla birlikte 18-65 yaş arasında olması

-       Kişinin ameliyat sonrası süreçleri anlama ve uyumlu olması 

-       Aday kişinin kabul edilebilir ameliyat riski sınırları içinde olması ameliyat için aranan kriterlerdir.

 

MİDE KÜÇÜLTME YÖNTEMLERİ NELERDİR?

En sık tercih edilen mide küçültme yöntemleri Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi) ve Gastrik Bypass yöntemleridir.

  • Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) Sleeve Gastrektomi aynı zamanda "Uzunlamasına Gastrektomi" veya "Tüp Mide" olarak da adlandırılır. Midenin büyük kenarı kesilip çıkarılarak 60 ile 120 ml arasındaki hacme sahip bir tüp şeklinde mide oluşturulur. Tüp mide ameliyatında ghrelin üretilen midenin fundus bölgesi çıkarıldığından iştahta azalmış olur ve kilo kaybı meydana gelir. Bu ameliyattan sonra hastaların fazla kilolarının %54 ile %81'ini yaklaşık 12 ay içinde kaybettikleri, aynı zamanda şişmanlığa bağlı diğer hastalıklarda düzelme görüldüğü tespit edilmiştir.
  • Mini-Gastrik Bypass (MGB) ameliyatı etki mekanizması aynı olan Gastric Bypass (RYGB) ameliyatı ile çok sık karşılaştırılmaktadır. MGB nin en önemli avantajı, teknik olarak daha kolay uygulanabilir olması ve ameliyat süresinin daha kısa olması şeklinde yorumlanmaktadır. Oluşturulan yeni tüp mide ile fazla gıda alımı engellenerek yemek yeme miktarı azaltılır. Yeni tüp mide ile ince barsak arasında yapılan bağlantı sayesinde alınan gıdalar büyük mide ve duedonuma uğramadan direkt olarak ileri seviyeden ince bağırsağa geçiş gösterir, böylelikle alınan gıdaların emilimleri engellenir.
  • Gastrik Bypass (RYGB) ameliyatı yöntemi ile mide hacmi yaklaşık 25-30 cc' ye kadar küçültülerek gıda alımı azaltılmaktadır Yenilen gıdaların (özellikle yüksek kalorili şekerli besinler) midenin büyük bölümü, duedonum (12 parmak bağırsağı) ve ince bağırsağın (jejunum) başlangıç kısmı devre dışı (bypass) bırakıldığından emilimleri engellenmektedir.  Yemek yenilmesini takiben, besinler yemek borusundan küçük mideye gelirler ve daha sonra direkt olarak ince bağırsağa geçerler (büyük mide, duedonum ve jejenumun ilk kısımına uğramazlar). Böylelikle gıdaların tamamı sindirim sisteminin emilimden sorumlu olan bu bölgelerine uğramadığından emilemeden direkt olarak ince bağırsağa geçiş yapmış olur. Diğer taraftan devre dışı bırakılan bölgelerden gelen sekresyonlar (mide sıvısı, karaciğer safrası, pankreas sıvısı ve duedonum enzimleri) ince bağırsak ile bağlantı yapılan yerden besinlere karışarak ortak yola geçiş yapmış olurlar.
  • Mide Kelepçesi (Gastric Banding) halk arasında yaygın olarak mide kelepçesi olarak bilinen bu metot tamamen laparoskopik (kapalı) olarak gerçekleştirir ve yemek borusu ile mide bileşkesinin yaklaşık 3-4 cm altından, midenin çevresine adeta pantolon kemeri gibi bir band yerleştirilmektedir.  Silikondan imal edilen ve herhangi bir alerjik etkisi olmayan band, mideyi kum saati gibi iki bölmeye ayırır. Ameliyat sırasında mide veya diğer iç organlarda hiçbir şekilde kesi veya zedeleme yapılmaz, tamamen doğal aralıklardan çalışılır. Üstte kalan küçük mide poşu gıdalarla dolduğunda erkenden doyma hissi oluşur ve böylece gıda alımı azaltılmış olur. Kelepçe uygulaması günümüzde çok tercih edilmeyen yöntemler arasındadır.

HANGİ MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATINI OLABİLİRSİNİZ?

Tüp mide ameliyatı VKİ 35 den fazla olan , şeker hastalığı bulunmayan, miktar olarak çok ve katı gıdalarla ağırlıklı olarak hamur işi ve et ile beslenen, şekerli gıdalara, alkole ve kolaya bağımlılıkları bulunmayan hastalar için daha uygun bir ameliyatdır.

Bununla birlikde süper obez dediğimiz (VKİ> 55) hastalar içinde ilk aşama ameliyat olarak uygulanır. Bu tip uygulamalarda 2 sene sonunda hasta ikinci bir obezite ameliyatına (gastric bypass yada duedonal switch) alınarak normal kilosuna inmesi planlanır.

Gastric Bypass ameliyatı ise VKİ 35 den fazla olan, şeker hastalığı bulunan yada şekerli gıdalarla, alkolle, kola ya da yüksek kalorili atıştırmalıklarla beslenen hastalar için daha uygun bir ameliyatdır.

Ancak size en uygun ameliyat yönteminin belirlenmesinde en doğru yol, size ait tüm değerlendirmelerin tamamlanmasından sonra hekiminiz ile alacağınız karardır.

MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATLARININ BAŞARISI

Yapılan ameliyat yöntemi hangisi olursa olsun Ortalama olarak; fazla kilonun % 50-60'ının kaybı başarılı ve olası bir hedeftir.

Kilo kaybına ilişkin en dramatik değişiklikler ilk 1 yılda olmaktadır. Cerrahi başarının iki altın anahtarı sağlıklı, dengeli beslenme ve egzersiz olmakla birlikte uzun dönemde asıl başarı ameliyat sonrası size tavsiye edilen tüm kurallara ne kadar uyduğunuza sıkı sıkı bağlıdır.

Tüm bu faktörlere sıkı sıkıya bağlı kaldığınızı düşünürsek; kilo verme süreciniz kişiden kişiye değişmekle birlikte,  1 yılın sonunda ortalama olarak fazla kiloların %65-70' i verilir. Hastaların %80-85' lik kısmı ise  ilk yılın sonunda ideal kilolarına ulaşmaktadır.

Unutulmamalıdır ki ameliyat tek başına sihirli bir değnek değildir. Kilo vermenize yardımcı olmak için sadece bir araçtır. Ameliyat sonrası süreci yönetebilmek ve yaşam tarzı değişikliklerini gerçekleştirmek sizi başarıya ulaştıracaktır.  Obeziteyle mücadele tüm yaşamı kapsayan uzun bir yolculuktur.

Çalışma Saatleri

Pazartesi 09:00–18:00
Salı 09:00–18:00
Çarşamba 09:00–18:00
Perşembe 09:00–18:00
Cuma 09:00–18:00
Cumartesi 09:00–14:30
Pazar Kapalı

Muayenehane

Atatürk Bulvarı No: 185 Kat:4
(Rixos Hotel Yanı)
Kavaklıdere-ANKARA


 Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
 (+90) 312 431 7779
 (+90) 312 431 7779